Yer: Kanlıca/İstanbul Yıl….90ların ortası…
Bir yaz günü…Kanlıca spor klubünde futbol yaz okulu açılmıştı…Aslında pek oynamayı bilmiyordum ama işte gençlerin spor yapması gereğiyle ülkemiz gerçeklerini yansıtan sporumuz olan (!) futbolu tercih ettim bi kere… B takımının antremanlarına gelip gidiyodum, ki o sıralar yedek klubesindeki kadroma girebilmek için çok çaba sarfetmiyodum, sarfetsemde yedek olacaktım:) ……Isınmak için koşu yapıyorduk ama fazla kilolarımdan dolayı erken yorulduğum için koşmayı bırakmış topla ısınıyordum. O sırada kalenin yakınlarında bi kalabalık toplanmış Yaşar hocamızı (of sayıd demesiyle ünlüydü) çağırıyordu. Bir çocuk kalenin orada yığılıp kalmıştı… Koşarken kalemizin filelerini havada tutan kutsal çamaşır ipine boynu takılması sonucu yerde yatıyor, muhtemelen acı çekiyordu…Ben ise çocuğu tanımıyorum diye bakmaya bile tenezzül etmemiştim”banane ya ben top sektiricem” tavrı ile… Kim bilebilirdi ki o çocuk lisede tanışacağım ve de hala hayatta olduğum zamana kadar dostum kalacak olan ilkokulda bile tam olarak tanışamıyacağım okul arkadaşım; dostum olcak… İşte söz konusu Güvenlik’ in; bu güvensiz, acı çeken hali Güvenlik’e dair hatırladığım ilk şey ve şimdiki geyiklerimizin en büyük ortak halkası… Sağol Yaşar hoca(of sayıd) ….. Peki ben kim miyim ?…
Metelik…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder